Sevdası uğruna bilmem kaç küsur yıldır zindan ve postmodern sürgünlerde yaşadığım ülkem için...
MedyaStrateji




Sam Amca çok öfkeliydi.

Adeta burnundan soluyordu.

Artık ne Jöntürklere bir güveni kalmıştı, ne de Jönkürtlere.

Öfkesini önündeki masayı yumruklayarak almaya çalışıyor, kendi etrafında dönerek deliler gibi bağırıyor, çağırıyordu.

Şu çılgın Türkleri Irak bataklığına çekemediniz hala!

Boşuna mı verdim size bunca parayı.

Bakmayın benim “Tek başınıza sınır ötesi operasyona kalkışmayınız, birlikte hareket edelim” dediğime.

Türkiye bir an önce Irak bataklığına çekilmelidir.

Artık PKK, İmralı çetesi değil, uluslararası lejyon birliği haline dönüştürülmelidir.

Jöntürkler-Jönkürtler görünürde itler gibi birbirine dalaşarak halkı kırdırmalı, ülke bir an önce kan gölüne dönmelidir.

Ülkede Kürt-Türk, Alevi-Sünni çatışmaları körüklenmeli.

Bütün ülke yasa boğulmalı.

TV kanalları “Ne mutlu Türküm diyene!” diye haykırırken, Kürt halkı da “Ne mutlu Kürdüm diyene!” diye karşı koymalıdır.

Ayrılıklar körüklenmeli, çatışmalar derinleştirilmelidir.

Türkiye sonunda ya Irak bataklığına gömülmek ya da İran karşısında işbirliğinde bulunmak durumunda kalmalıdır.

Jönkürtler süt dökmüş kedi gibi ayağa kalktı.

Ama efendim, biz elimizden geleni yaptık. 12 kişiyi daha katlettik, 8 askeri esir aldık, yollara mayın döşedik, onlarca insanı kan revan içinde bıraktık.

TV kanallarını bozkurt işareti yapan gençlerle ve kan ağlayan anneler ile doldurduk.

Ama olmuyor.

Bir kaç adım atılmış olsa da her şey bir anda silinip gidiyor.

Türkiye halkı bu işin bir oyun olduğunun farkında.

Artık hiç bir şey eskisi gibi gitmiyor.

Artık bizim oğlanlar işbaşında değil anlayacağınız!

Ardından Jöntürkler atıldı söze.

Efendim biz de elimizden geleni yaptık.

Ülkeyi çetelerle dört bir yandan sardık.

Ama nafile!

Halk artık eski halk değil.

Bu halkın üzerine daha fazla gidilmez.

Halk artık ABD-İsrail-Jönkürtler-Jöntürkler dörtlüsünü telin ediyor.

Başka şeyler yapmamız gerekir.

Daha derin bir şeyler.

Sam Amca, “anlamam” dedi.

Ben İran’a saldırınca Türkiye yanımda yer almalı.

Bütün Türkiye kışla haline gelmeli.

İncirlik hava üssü yüzüme kapatılmamalı.

Askeri ihaleler iptal edilmemeli.

Sokaklarda “Kahrolsun Amerika” sloganları atılmamalı!

Artık bu görüntüleri görmek istemiyorum.

Beni seven bir Türkiye istiyorum, nefret eden değil.

Gerekirse daha fazla kan dökün, yakın, yıkın.

Halkın “Dağlıca’daki piyade taburunun emniyet bölüğüne saldıran terörist grubun 200 kişi olduğu ifade ediliyor. Bu grup sınırımızı nasıl geçmiştir? Bu kadar yüksek sayıda bir hareket bölgedeki termal kameralar tarafından nasıl algılanmamıştır? Bölgede istihbaratın her şey olduğu biliniyor, yerel kaynaklardan o ana kadar bir bilgi alındı mı? Alındıysa bu bilgi hangi nasıl süzgeçlerden geçirildi?’İstihbaratı kıymetlendirmeyi` hangi unsurlar (MİT, JİTEM, Emniyet istihbarat, vs) yaptı? PKK’lı grubun saldırısı sırasında ve öncesinde bölgede uçuş yapan kaç ABD helikopteri olduğunu biliyor muyuz? ABD’nin bölgede konuşlu belli unsurlarının hava fotoğrafları ve benzeri verilerle Kandil’e istihbari destek verdiği mümkün veya doğru mudur? PKK’nın Dağlıca baskını sonrası birkaç kilometre güneydeki Avaşin kampına çekileceği biliniyordu, bu kamp ve çevresine birlik atılmış mıdır? Gabar’daki 12 Mehmetçiğin ise bir pusuya kurban gittiği anlaşılıyor. O olayla ilgili olarak TSK bir soruşturma açmış mıdır? Şayet açtıysa burada bir ihmal veya tedbirsizlik var mıdır?” gibi sorular sormasına fırsat vermeyin.

Kürt-Türk savaşını başlatmak için ne gerekiyorsa yapın.

Türkiye bu dünyanın kimin elinde olduğunu artık anlamalıdır.

“Ya biz, ya İran” gerçeğini artık görmelidir.

Türkiye kendi göbeğini kendi kesmemeli.

Bunu ne yapıp edip becermelisiniz.

Kadri Çelik
 
2 Yorumlar:


At 24 Ekim 2007 Çarşamba 12:11, Blogger çarçela

Yazınız mükemmel bir yazı. Sizi tebrik ederim, nefesinize sağlık.

 

At 30 Ekim 2007 Salı 13:59, Anonymous Adsız

Sam amca siz olmayasınız?...

 


Pagerank
MSN Search