



Bugün içinde bulunduğumuz durumu ve Ergenekoncuların halini görünce Fransız devrimini hatırlamadan kendimi alamadım.
Bildiğiniz gibi Fransa devriminde Jakobenler başa geçmiş ve bütün bir ülkede teröre estirmişlerdi.
Devrim ile birlikte örgücü kadınlar diye bilinen bir grup türemişti.
Bu kadınlar insanların hayatı karşısında o kadar lakayt bir durumdaydılar ki ilk karşılarına getirilen insanları hiç yargılamadan, muhakeme etmeden bir yandan örgütlerini örerken diğer yandan idam hükmünü veriyordu.
Jakobenler bütün ülkede bir terör havası estiriyordu.
Sonunda çok geçmeden Jakobenler birbirine girdi.
Daha düne kadar sayısız insanı giyotine gönderen Jakobenler bu defa birbirlerini giyotine gönderme yarışına girdiler.
Ve devrim çocuklarını yedi.
Fransız devriminin önde gelenlerinden olan Danton sonundaki giyotine gitti.
Dantonu giyotine gönderen insan ise dava arkadaşı Robespiyerdi.
Omuz omuza mücadeleye verdikleri günlerde dantona seni bir gün Robespiyer giyotine gönderecek deselerdi dünyada inanmazdı.
Belki de aklına gelebilecek en son ihtimaldi bu.
Ama bu hiç ihtimal vermediği şey sonunda gerçek oldu.
Ve Danton giyotine gitti.
Ama danton giyotine giderken robespiyere çok an anlamlı bir söz söyledi.
"Unutma" dedi, "Robespiyer Yakında sıra sana da gelecek. "
Tarih tekerrürden ibarettir.
Çok geçmeden diğer jakobenler robespiyerin ülkede estirdiği terörden dehşete kapılarak bu defa bizzat robespiyeri giyotine gönderdi.
Dantonun söyledikleri gerçek oldu.
Tüm devrimlerde bu Robespiyer ve dalton örneğini görmek mümkündür.
Yapılan devrimlerin kaymağını bir gurp azınlık jakobenler yemiştir.
Bir grup Jakobenler danton gibi önceden giyotine gitmiş.
Diğer bir grup ise Robespiyer gibi giyotine gönderdiği arkadaşlarının ardından can vermiştir.
Ama öte yanda duran bir grup jakoben vardır ki bunlar hep iktidarda kalmışlardır.
Perde arkasında oyun oynamışlardır.
Onlar hiçbir zaman meydanlara inmemişlerdir.
Ballı kaymaklı toplantılarda, muzlu sütlü kokteyllerde, kâhkaha mahfillerinde bulunmuşlardır.
Bizim durumumuz da bundan farklı değildir.
Farkeden tek şey arkamızda duran Jakobenlerin kimliğidir.
Bu jakobenlerden kimisi İslam görünümlü
Kimi cumhuriyet kılıklıdır.
Kimimizi Allah-u Ekber diye sokaklara döktüler.
Kimimizi kahrolsun şeriat diye caddelere doldurdular.
Bizleri yargılayan ergenekoncu jakobenler...
Şimdi vatan caddesindeki terörle mücadelede hesap veriyorlar.
Bildiğiniz gibi Fransa devriminde Jakobenler başa geçmiş ve bütün bir ülkede teröre estirmişlerdi.
Devrim ile birlikte örgücü kadınlar diye bilinen bir grup türemişti.
Bu kadınlar insanların hayatı karşısında o kadar lakayt bir durumdaydılar ki ilk karşılarına getirilen insanları hiç yargılamadan, muhakeme etmeden bir yandan örgütlerini örerken diğer yandan idam hükmünü veriyordu.
Jakobenler bütün ülkede bir terör havası estiriyordu.
Sonunda çok geçmeden Jakobenler birbirine girdi.
Daha düne kadar sayısız insanı giyotine gönderen Jakobenler bu defa birbirlerini giyotine gönderme yarışına girdiler.
Ve devrim çocuklarını yedi.
Fransız devriminin önde gelenlerinden olan Danton sonundaki giyotine gitti.
Dantonu giyotine gönderen insan ise dava arkadaşı Robespiyerdi.
Omuz omuza mücadeleye verdikleri günlerde dantona seni bir gün Robespiyer giyotine gönderecek deselerdi dünyada inanmazdı.
Belki de aklına gelebilecek en son ihtimaldi bu.
Ama bu hiç ihtimal vermediği şey sonunda gerçek oldu.
Ve Danton giyotine gitti.
Ama danton giyotine giderken robespiyere çok an anlamlı bir söz söyledi.
"Unutma" dedi, "Robespiyer Yakında sıra sana da gelecek. "
Tarih tekerrürden ibarettir.
Çok geçmeden diğer jakobenler robespiyerin ülkede estirdiği terörden dehşete kapılarak bu defa bizzat robespiyeri giyotine gönderdi.
Dantonun söyledikleri gerçek oldu.
Tüm devrimlerde bu Robespiyer ve dalton örneğini görmek mümkündür.
Yapılan devrimlerin kaymağını bir gurp azınlık jakobenler yemiştir.
Bir grup Jakobenler danton gibi önceden giyotine gitmiş.
Diğer bir grup ise Robespiyer gibi giyotine gönderdiği arkadaşlarının ardından can vermiştir.
Ama öte yanda duran bir grup jakoben vardır ki bunlar hep iktidarda kalmışlardır.
Perde arkasında oyun oynamışlardır.
Onlar hiçbir zaman meydanlara inmemişlerdir.
Ballı kaymaklı toplantılarda, muzlu sütlü kokteyllerde, kâhkaha mahfillerinde bulunmuşlardır.
Bizim durumumuz da bundan farklı değildir.
Farkeden tek şey arkamızda duran Jakobenlerin kimliğidir.
Bu jakobenlerden kimisi İslam görünümlü
Kimi cumhuriyet kılıklıdır.
Kimimizi Allah-u Ekber diye sokaklara döktüler.
Kimimizi kahrolsun şeriat diye caddelere doldurdular.
Bizleri yargılayan ergenekoncu jakobenler...
Şimdi vatan caddesindeki terörle mücadelede hesap veriyorlar.
İslamcı militanlar ve cumhuriyetçi jakobenler kimi postmodern sürgünlerde kimi zindan köşelerinde unutulmuşluğun kahredici pençesinde kıvranırken..
Elit Jakobenler şimdi iktidar pastasını kesiyorlar...
Eğer bir daha yitik nesil olmasın diyorsak...
Bir daha yuvalar dağılmasın, gençler dağlara çıkmasın, insanlar boş yere birbirlerini boğazlamasın istiyorsak...
Perde arkasındaki elit jakobenleri iyi tanımamız gerekir.
Bugün İslamcılar ne kadar mağdur ise ve aldatılmışsa...
Ergenekoncular da o kadar mağdur ve aldatılmış haldedirler...
Bugün Türkiye'de cumhuriyetçi Jakobenler birbirlerini yerken....
Kimi İslam ülkelerinde de bir zamanlar İslam adına hizmet ettikleri kimseler tarafından ya yok edilmişler veya bir kenara itilmişlerdir.
Herkeste bir aldatılmışlık hissi var...
Daha düne kadar birçok insan bazı ülkeler için savaşırken bugün uğruna savaştıkları o ülkelerde tedavi olacakları sigortadan ve ilk haklardan dahi mahrum bir halde bulunmaktadırlar.
Dün kimi İslam ülkeleri için kendi ülkelerindeki zalimler tarafından lime lime doğranan nice kahramanlar bugün uğruna can verdikleri ülkelerde adları dahi anılmaz bir durumda kalmaktadırlar.
Ama o ülkelerde daha düne kadar devrim düşmanı diye itilenler atılanlar ve sürülenler..
Vatandaş diye soydaş diye iltifat görüyorlar...
Dünya bir anlamında jakobenlerin savaştığı bir arena konumunda.
Gelin bu tarihi akışı değiştirelim...
Devrimler ve ihtilaller yerine...
Birbirimize sarılalım...
jakobenlerin konumuna düşmeyelim...
Kimimiz boş bir dava uğruna diğer üst bir takım masum insanları katletmesin...
Kiminin İktidar hevesleri uğruna geleceğimizi karartmayalım.
Bugün eski militan İslamcıların ve cumhuriyetçi jakobenlerin içinde bulunduğu durum hepimiz için bir ibret tablosu olmalıdır.
Muhtaç olduğumuz kan ise damarlarımızda mevcuttur.
Bunu başka ülkelerde başka ideolojilerde ve başka mahfillerde aramak hiç kimseye fayda sağlamayacaktır.
Ya militan İslamcıların ve cumhuriyetçi jakobenlerin düştüğü halden ibret alırız.
Ya da yitik nesli çoğaltarak ve daha nice ocakları söndürerek tarihe ibret olmaya devam ederiz.
Eğer bir daha yitik nesil olmasın diyorsak...
Bir daha yuvalar dağılmasın, gençler dağlara çıkmasın, insanlar boş yere birbirlerini boğazlamasın istiyorsak...
Perde arkasındaki elit jakobenleri iyi tanımamız gerekir.
Bugün İslamcılar ne kadar mağdur ise ve aldatılmışsa...
Ergenekoncular da o kadar mağdur ve aldatılmış haldedirler...
Bugün Türkiye'de cumhuriyetçi Jakobenler birbirlerini yerken....
Kimi İslam ülkelerinde de bir zamanlar İslam adına hizmet ettikleri kimseler tarafından ya yok edilmişler veya bir kenara itilmişlerdir.
Herkeste bir aldatılmışlık hissi var...
Daha düne kadar birçok insan bazı ülkeler için savaşırken bugün uğruna savaştıkları o ülkelerde tedavi olacakları sigortadan ve ilk haklardan dahi mahrum bir halde bulunmaktadırlar.
Dün kimi İslam ülkeleri için kendi ülkelerindeki zalimler tarafından lime lime doğranan nice kahramanlar bugün uğruna can verdikleri ülkelerde adları dahi anılmaz bir durumda kalmaktadırlar.
Ama o ülkelerde daha düne kadar devrim düşmanı diye itilenler atılanlar ve sürülenler..
Vatandaş diye soydaş diye iltifat görüyorlar...
Dünya bir anlamında jakobenlerin savaştığı bir arena konumunda.
Gelin bu tarihi akışı değiştirelim...
Devrimler ve ihtilaller yerine...
Birbirimize sarılalım...
jakobenlerin konumuna düşmeyelim...
Kimimiz boş bir dava uğruna diğer üst bir takım masum insanları katletmesin...
Kiminin İktidar hevesleri uğruna geleceğimizi karartmayalım.
Bugün eski militan İslamcıların ve cumhuriyetçi jakobenlerin içinde bulunduğu durum hepimiz için bir ibret tablosu olmalıdır.
Muhtaç olduğumuz kan ise damarlarımızda mevcuttur.
Bunu başka ülkelerde başka ideolojilerde ve başka mahfillerde aramak hiç kimseye fayda sağlamayacaktır.
Ya militan İslamcıların ve cumhuriyetçi jakobenlerin düştüğü halden ibret alırız.
Ya da yitik nesli çoğaltarak ve daha nice ocakları söndürerek tarihe ibret olmaya devam ederiz.
Kadri ÇELİK
Arşivim